Bu ay Arı Kültür Sanat Merkezi olarak dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Eduardo Galeano’nun “Latin Amerika’nın Kesik Damarları”, Şili’nin en çalkantılı dönemine ışık tutan Isabel Allende’den büyülü gerçekçi başyapıtı olan “Ruhlar Evi” isimli romanı ve özellikle eğitimci ve ebeveynler için mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak seçtiğimiz Johann Hari’nin “Çalınan Dikkat“ isimli eserleri ile sizlerleyiz.

Latin Amerika’nın Kesik Damarları – Eduardo Galeano
“Kıtanın 600 yıllık değişmeyen yazgısı: Sömürü”
Latin Amerika’nın doğal kaynaklar açısından zengin olmasının onun nasıl felaketi olduğunun hikayesi. Toprak altındaki madenler ve toprak üstündeki ürünler (altın, gümüş, şeker, kahve, petrol) bölge halkını kalkındırmak yerine, Avrupa ve ABD’nin zenginleşmesini finanse etmesinin Galeano tarafından yazılmış edebi bir öyküsü. Günümüzde yaşanan siyasi çalkantılara dair inanılmaz bir perspektif.
Ruhlar Evi – Isabel Allende
“Şili’nin çalkantılı günlerini atmosferine alan Büyülü Gerçekçi bir başyapıt”
Trueba ailesinin dört kuşağa yayılan hikayesini anlatıldığı bu roman, kişisel aşklar, nefretler ve aile sırları ile Şili’nin 20. yüzyıldaki çalkantılı siyasi dönüşümüyle iç içe geçer. Hikaye, muhafazakar ve sert bir adam olan Esteban Trueba ile durugörü yeteneklerine sahip ruhani eşi Clara’nın etrafında şekillenir.
Gabriel García Márquez ile özdeşleşen büyülü gerçekçilik akımını ustaca kullanan Allende’nin bu romanı aynı zamanda Şili’nin en karanlık dönemine de ışık tutar.
Çalınan Dikkat ‘Neden Odaklanamıyoruz?’ – Johann Hari
Modern dünyada odaklanma yeteneğimizi neden kaybettiğimizi ve bunun suçlusunun sadece “iradesizliğimiz” olmadığını anlatan sarsıcı bir inceleme.
Hari, alanında uzman onlarca kişiyle yaptığı görüşmelerde bu bağımlılığa dair çözüm önerileri sunarken kurtuluşun bireysel alışkanlık değişiminden çok toplumsal bir harekette olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle ebeveyn ve eğitimcilerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
“Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”

