Bu ay Arı Kültür Sanat Merkezi olarak dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Paul Auster’in “Brooklyn Çılgınlıkları”, Futbolun sadece futbol olmadığını dünyaya öğretmen Simon Kuper’den “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” adlı başyapıtı ile Tarihi Olaylar Ekibinin derlediği “Tarihten İlham Veren Anekdotlar” isimli kitabı beğeninize sunmak istedik.

Her ay yayınlayacağımız ve birbirinden değerli eserlerle sizlerle birlikte olmak istediğimiz Kitap Seçkimiz’de görüşmek dileğiyle.

Brooklyn Çılgınlıkları – Paul Auster

Ölmek için sessiz bir yer arıyordu, ama yaşamayı yeniden keşfetti.”

Hayattan emekli olup huzur içinde ölmek için doğduğu yer olan Brooklyn’e dönen 60 yaşındaki Nathan Glass, burada kendisini bekleyen sürprizlerden habersizdir. Tesadüfen karşılaştığı yeğeni Tom ve sahaf sahibi Harry ile birlikte, kendisini trajikomik olayların, kaybedenlerin ve yeniden ayağa kalkanların tam ortasında bulur.


Futbol Asla Sadece Futbol Değildir
Simon Kuper

“Futbol Sadece 22 kişiyle mi oynanır?

 Simon Kuper’in bu önemli eseri futbol literatürünün en önemli kitaplarından biridir.

Kuper bize şunu kanıtlıyor: “Bir ülkenin oyun tarzı, o ülkenin tarihinden, siyasetinden ve travmalarından bağımsız değildir.”

Berlin Duvarı’ndan, Latin Amerika’ya Gazze Şeridi’nden Afrika’daki devrimlere, diktatörlerin futbolu nasıl kullandığından, demokrasinin sahadaki ayak izlerine.

Futbolu sadece skor tabelasından takip etmeyi bırakanların kitabı. Bir başyapıt.


Tarihten İ
lham Veren Anekdotla Tarihi Olaylar Ekibi

Tarihten önemli siyasetçi, sanatçı, düşünür ve bilim insanlarının ilham verici, öğretici, keyifli ve çokça düşündüren anektodları bu kitapta. Yanıbaşınızda bulundurmak isteyeceğiniz çocukluktan yetişkine keyifle okunacak bir derleme.

Eflatun’a iki soru sormuşlar.

Birincisi, “İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir?”

“Eflatun tek tek sıralamış:

“Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki büyüyünce de çocukluklarını özlerler… Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Yitirdikleri sağlıklarını geri almak için de para öderler… Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar… Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler…”

Sıra gelmiş ikinci soruya: “Peki sen ne öneriyorsun?”

Bilge yine sıralamış:

“Kimseye kendinizi ‘sevdirmeye’ kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi ‘sevilmeye’ bırakmaktır… Önemli olan, hayatta ‘En çok şeye sahip olmak’ değil, ‘En az şeye ihtiyaç duymaktır.’”